37 min · PG-13 · From OLDCHANNELTR
This program delves into the mysteries and wonders of the ocean, exploring its depths and the life forms that inhabit it. It highlights the importance of ocean conservation and the challenges faced by marine ecosystems.
Lütfen bu çizgiyi geçmeyin. Başkomiser. Ajan Lisbon. Sizlere pek ihtiyacımız olacağını sanmıyorum. Cesedi bulan komşu çocuktan şüpheleniyoruz. İtiraf etti mi? Biraz sorunlu biri daha konuşmadı. Katilsin! Mercy'nin babası sizlere bir açıklamada bulunmak istiyor. Sadece birkaç dakikanızı alarak emniyet güçlerine ve kızımı kurtarırken gönüllü olarak bize yardım eden herkese teşekkür etmek istiyorum. Buradaki tüm insanlar bir araya gelerek bana ve Juniper'a destek oldunuz. Bu korkunç zamanlarda bizim için büyük bir teselli. Şimdi de sizlerden tek ricam, kızımızın yasını tutabilmemiz için bize gerekli zamanı vermeniz olacaktır. Teşekkür ederim. Kaliforniya Araştırma Bürosu danışma. Siz kimsiniz? Adım Patrick Jane. Size yardım için buradayım. Bir fincan çay alır mısınız? Evet alırım, teşekkür ederim. Bugün olmalısınız. Neden oturmuyoruz? Burası güzel ve sessiz değil mi? Sessiz, sakin, huzurlu. Sakin olun. Sizi ve eşinizi izliyordum. Şunu bilmenizi isterim ki şu an hissettiklerinizi çok iyi anlıyorum. Bunu asla bilemezsiniz. İnanın bana. Biliyorum. Biliyorum. Bu yüzden de yardım etmek istiyorum. Bana yardım edemezsiniz. Ne biliyorsunuz ki? Yakdan hoşlanıyor numarası yapıyorsunuz değil mi? Evet ama... En yakın arkadaşınızın biraz kilo almış olmasından memnunsunuz. Beş kilo kadar. Gençliğinizde daha macera perest biriydiniz. Hindistan'ı seviyorsunuz ama oraya hiç gitmediniz. Uyumakta zorlanıyorsunuz. En sevdiğiniz renk ise... Sizi anlamıyorum. Siz... Medyum musunuz? Hayır. Sadece biraz dikkatliyim. Bir medyummuş gibi davransaydım epey para kazanırdım. Bunu söylüyorum çünkü bir şeyleri benden saklamanızın hiçbir anlamı olmayacağını anlamanızı istiyorum. Neyi saklamak? Eşinize bakınca ne görüyorum biliyor musunuz? Sıcak, sevecen, fedakar bir adam görüyorum. Belki biraz gösterişçi, bencil ve kontrolcü ama dürüst biri. Evet. O halde kızınızı öldürdüğünden neden şüpheleniyorsunuz? Şüphelenmiyorum. Maklaskilerin oğlu yaptı. Evet. Polis de öyle söylüyor. Ama yanıldıklarını düşünüyorsunuz. Neden? Bilmiyorum. Ben bunu bilmiyorum. Ben... Geçen yıl birbirlerine çok yabancılaştılar. İkisi de bir şeylerini test ettiler. İkisini kabul etmese de sanırım... Sanırım bir keresinde bana anlatmaya çalıştı ama... Tanrım... Kocanıza yaptın mı diye sordunuz mu? Ne söyleyecekti ki? Çoğu kadın kocalarının yalan söylediğini anlayabilir. Şey istemiyorum. Bunu Maklaskilerin oğlu yaptı. Belki. Onun öldürdüğünü düşünüyorsunuz. Annelik içgüdüsüne güvenirim. Cun! Buradasın. Merhaba. Siz kimsiniz? Ben polissim. Kızınızı siz mi öldürdünüz? Ne cüret? Basit bir soru sordum bayım. Kızınızı siz mi öldürdünüz? Hayır. Kızımı ben öldürmedim. Şimdi evimden depolup gider misin? Cun! Cun neler oluyor böyle? Senin rozetinden ne diyeceğim? Masum bir adam çoktan yumruğu basmıştı. Senin tüm hayatını mahvedeceğim. Buraya geliyorsun. Karıma yaklaşıyorsun. Sorun çıkarıyorsun. Cun! Cun! Tatlım lütfen! Silah sesi! Çabuk olun! Çabuk! Göründüğü kadar kötü değil. Bayan Tolliver! Bayan Tolliver! Lütfen durun! 17. delikte. Sayıyı kazandı. Şaka mı bu? O sahada mı? Kartal kullanır mı? O sahayı hiç sevmedim Price. Orlando'da daha iyi oynarız. Bütün düzlükleri biliyorsun. Bak ne diyeceğim. Davis üçüncülük peşindeyse avucunu yalar. Alpsim Springs Uluslararası Havaalanı. Afedersiniz. Bavullarını bagaja mı verdin? Tatilde misin? Hayır amirim. Bir daha olmaz. Chase'in geldiğinde ikinci bir araç kirala ve doğruca Şerif'in bürosuna git. Birkaç oda, mobilya ve telefon hattı olsun. Emredersiniz. Gidelim. Herkese günaydın. Uçuşunuz nasıldı? Git buradan. Az kıyı alındın. Sağ olun. Zorunlu uzaklaştırma. Önümüzdeki hafta bitiyor. O halde gelecek hafta gel. Sence de sıcak değil mi? İçinizden hangi ahmak ona söyledi? Senden öyle değil mi Joe? Evet benden. Elbette beni arayacaktı. Kırmızı John olayı. Bundan uzak tutamazsın. Hem neden isteyesin ki? Birinin ölümüne neden oldun. Bazı sonuçları olmadı. Artık kendisiyle yatmadığı için kızını öldüren bir adamım. Bunu bilmiyordun. Bunu asla bilemezsin. Eğer o günlüğü bulmamış olsaydın... Ama bırakmış. Değil mi? Mantıklı olmalısın. Bu benim davam. Senin davan mı? Kırmızı John benimdir. Kırmızı John kimseye ait olamaz. Karar benim değil. Kural kuraldır. Gelecek hafta gelirsin. Bu adamı geçirmeyin. Patron? Adamımız Gregory Tennant. Beyaz erkek. 43 yaşında bekar. Henüz otopsisi yapılmadı fakat yanık izlerine bakarak... Patronun aradığın için özür dilerim. Kendimi affettireceğim. Söz veriyorum. Affedilmek istiyorsan susmalıyım. Tamam tamam. Bunu öğrenirsin. Buradaki yanıkların gösterdiği şey, maktulün sivillerin kullandığı standart bir model şok cihazına maruz bırakıldığıdır. Ölüm sebebi ise olay yerinde bulunan kanlı golf sopasıyla kafa tasının arkasına aldığı birkaç darbe. Kadının adı Alison Randolph. 27 yaşında. Evli çocuğu yok. Evinde ölü bulundu ve olay cumartesi sabahı erken saatlerde gerçekleşmiş. Alison'ın üzerinde de aynı şok cihazının izlerini görmekteyiz. Ardından plastik bir şeyle sıkıca bağlanmış. Göğsünde kesik ve saplama izleri var. İç organlarının bazıları da hasar almış. Kırmızı John'a uyuyor. Cesetleri kim buldu? Kadının kocası. Pazar sabahı erken saate kardeşiyle birlikte havaalanından gelmişler. Profesyonel golfçü. Grace Randolph. Öyle mi? Bu adam kim biliyor muyuz? Kadının doktorlarından biri olmalı. Yani muayene için mi gelmiş? İlişkileri olabilir. Hayır. Bu adam eşcinsel. Dr. Wagner ilişkilerinin ne olduğunu biliyor olabilir. Kimlik teşhisi için burada. Dr. Wagner. Merhaba. Ben ajan Teresa Lisbon. Kaliforniya soruşturma bürosundan. Kurbanlarla ilişkiniz nedir? Gregory ile çalışıyordum. Dr. Tennel ile. Ve Randolph ailesi de uzun süredir merkezimizin hastasıydı. Mesleğinizde ev ziyaretleri normal mi? Hayır. Gregory ve Alice'ın yakın arkadaştılar. Sevgili mi? Hayır. Gregory eşcinseldi. Onlar sadece arkadaşlardı. Onlara bunu kim yapmış olabilir? Görünüşe göre Kırmızı John. Kırmızı John da kim? Bunu kimin yaptığını bilmiyoruz. Büyük ihtimalle sizi ararız. Teşekkür ederim. Baksana Tracy. Sence neresi uygun? Burası uygun mu? Kırmızı John buradan girer. Affedersin. Buraya doğru yaklaşır. Burada kadını bekler. Onun yalnız olacağını umuyordur. Anlamıyorum. Ancak, Tennel denen adam Richard Gere filmi izleyip dondurma yemek için yanlış bir geceyi seçmiş. Böylece Kırmızı John şok tabancasıyla ikisini de etkisiz hale getirir. Ve, affedersin, buradaki çantadan beş numaralı sopayı alır. Sonra da... Tennel'in kafa tasını dağıtıyor. Sonra da Alison'ı acele etmeden sevdiği şekilde öldürüyor. Kadın iri yarı, adamımızsa çok güçlü değilse, kadını kollarından tutarak bütün hall boyunca sürüklemiş olmalı. Şimdi senden af diliyorum. Beş yıl önce. Gerçekten üzgünüm. Senden af diliyorum. Onu affedebilir misin, Jenny? Duymaya ihtiyacım var. Seni bağışlıyorum, baba. Tamam. Seni affediyorum. Şu anda gülümsüyorum. Bunlar sevinç gözyaşları. Tanrı'nın seni korumasını diliyorum. Seni affediyorum. Çok şaşırmış. Biraz zaman tanıdın. Tabii. Lütfen aramıza dön. Döndüm. Döndün. Teşekkürler, Patrick. Anladığım kadarıyla, sen bir de paranormal... ...detektifmişsin, doğru mu? Elimden geldiğince polise yardım ediyorum. Ve sen onlara şu ürkütücü seri katili yakalamalarında yardımcı oluyorsun. Adı neydi? Kırmızı, Kırmızı John. Ve işte burada Kırmızı John'un klasik gülen suratı. Kurbanın kanıyla, saat yönüne doğru, sağ elinin üç parmağı ile çizmiş. Elinde lastik bir eldiven varmış. Bunu gözlerimle gördüğüme inanamıyorum. Bu Kırmızı John değil. Öyle mi? Kırmızı John kendini bir gösteri adamı gibi görür. Bir sanatçı. Gerçek bir sahneleme yeteneği vardır. Daha önceki tüm cinayetlerinde ilk görülen şeyin duvara çizdiği bu yüz olmasını isterdi. Önce o yüzü görür ve edebilirsiniz. Ne olduğunu bilirsiniz ve dehşete kapılırsınız. Ancak ondan sonra kurbanın cesedini görebilirsiniz. Düzen daima böyledir. Buradaysa tam tersi. İlk gördüğünüz şey ceset oluyor. Ve yüzü görebilmek içinse arkanızı dönmeniz gerekiyor. Aynı etkiyi göstermiyor, öyle değil mi? Sanıyorum senin bakış açına göre öyle. Hayır, yapma. Katil doğru duvarı da seçebilirdi, burayı. Ama bunu yapmadı çünkü durumu bilmiyordu. Ve çünkü Kırmızı John değildi. Vay canına. İlginç. Senin sorunun ne biliyor musun, dostum? İşini çok fazla seviyorsun. Gurye bahanesin. Eğer Korku filmleri dergisi okurken heyecanlanmıyorsan ben nefretini ispiyorsan... Bunu kabul edemem. Hatanı bu şekilde mahvettiriyorsun. Özür dilerim. Sonuncusu şablonuna uymuyor. Ceyda Aklı'yı da bir taklitçimiz var. Ya da Kırmızı John yeni şeyler deniyor veya Kırmızı John bir hata yaptı, bunu bilmiyoruz. Bir şeyler buluncaya kadar kanıtlar üzerinde çalışalım. Gidip eşiyle görüşün. Tamamdır, patron. Peki ne bekliyorsunuz? Merhaba. Bu dava hakkında haklı olabilirsin. Belki. Bilgi için teşekkür ederim. Hayır. Öyle mi söyledim? Haklı olabileceğini kabul ediyorum. Hepsi bu. Yani geri dönmek istersen sana engel olamam. Tamam peki. Senden dönmeni istiyorum. Çünkü? Çünkü ekibin işine yarıyorsun. Hayır. Hayır, lütfen demeyeceğim. Hadi oradan. Seni pislik. Günaydın. Yardımcı olabilir miyim? Sen mi? Sen Manfelt olmalısın. Memnun oldum. Patrick Jane. Merhaba. Ben de memnun oldum. Ajançoğu şehirden ayrıldığınızı söyledim. Hayır. Gidecek yerim yoktu. Pekala. Şuradaki masayım istersiniz yoksa şuradakini mi? O daha çok ışık alıyor. Şuradakini. Aydınlık olsun. Ciddi suçlar ailesine hoş biri katılmış. Sen ne zaman geldin? Etli ve güzel bir meleği kaybettim. O güzel bir kadın. Mahsur yoksa doğrudan konuya gireceğim White Price. Cuma günkü turmayı kaçırdınız, doğru mu? Ama pazara kadar eve dönmediniz. Frayesno'da bulunduğunuz sürede neler yaptınız? Anladım. Sizler gerçek katili yakalayamıyorsunuz. Bu yüzden bunu benim üzerime mi yıkacaksınız? Hayır efendim. Nerede olduğunuzu doğrularsak sizi soruşturmadan çıkarırız. Masaj terapistiyle idim. İsmi? Bir yerlerdeki hanım diyelim. Kredi kartı dökümünde bulursunuz. Onu duydunuz. Tanıştığımıza sevindim beyler. Tam hizmet veren bir kliniğiyiz. Kişisel bakım, estetik cerrahi, psikoterapi, spor tıbbı yani hepsi. Afrika ile bağlantınız nedir? O yerin kuruluş amacı bu. Kârımızın yarısı Afrika'daki fakir bölgelerde sağlık klinikleri yaptırıp personel çalıştırmaya gidiyor. İşte burada. Bu sade bir dosya. Alison sağlıklı genç bir kadındı. Psikiyatrik geçmişi? Bizde kaydı yok. Cinsel hastalık, kürtaj, alışılmamış yaralar? Hayır. Benim yaptığım rutin check-up'lar dışında Doktor Tannen'in hastası estetik ameliyatları yaptırırdı. Tannen günlük tutar mıydı? Son davamız kurbanın günlük tutması sayesinde çözüldü. Günlük mü? Pek sanmıyorum. Alison Randolph'a dönelim. Sizce evliliğe nasıl gidiyordu? Mutlu muydu, mutsuz mu? Altı ay kadar önce Doktor Tannen benim tavsiyemi sormuştu. Alison kendisinden kayıt dışı olmak koşuluyla bir yıllık doğum kontrol hapislemişti. Bu da kanına aykırıdır. Ben de vermesini söyledim. Tihana'daki bir eczaneden almasından iyidir dedim. Esra Rengiz yanı ne? Price Randolph 2002 Nisanında kısırlık ameliyatı oldu. Eğer yapabileceğim bir şey olursa... Teşekkür ederim. Aslında var. Uyku haplarım bitti de. Bana ayarlayabilir misiniz? Güçlü ve herhangi bir şey. Tabii, muayeneye gelin. Sizi öğleden sonraya sıkıştırabiliriz. Hayır, ben şimdi demek istemiştim. Sohbet kısmına geçmeye çalışıyorum. Özür dilerim. Biraz sohbet etmeden ilaç yazmaktan pek hoşnut olmayabilirim maalesef. Anlıyorum, sorun değil. Sizi ararım. Ben kocasından şüpheleniyorum. Tanım olsun diye bir fahişeyi arıyor. Uçakla geliyor, karısını öldürüp dönüyor. Her zamanki gibi klasik ve zeki carıntılar. Ama yine aptalca bir plan. Hiç golf turnuvası kayıtlarına baktın? Fena değil. 6 milyon kazanmış. Ama ikinci veya üçüncü oluyor. Onu 18. delikte olsa kazanmaya bir adım kala yine beceremeyecektir. Çünkü korkudan titriyor. Ama karısını öldürecek cesaret onda yok. Bunu yapmıyorum. Bir turnuva kazanamadığı için baş şüphelimizden vaz mı geçelim yani? Hayır, hayır. Laf olsun diye söyledim. Bunu nasıl yapıyorsunuz? Tedakkinezi. Sadece üflüyor. Bu da yapmanın başka bir yolu. Bay Jane, bir sorum var. Daha önceki kariyerinizle bağlantılı. Kulağım sende. Başka medyumlarla tanıştığınızda gerçek medyumlarla numara yaptıklarını söyledikleri oldu mu? Gerçek medyum diye bir şey yoktur. Ben öyle düşünmüyorum. Kuzenim yol anda bir medyum. Kuzenin kendini kandırıyor ya da yalan söylüyor. Ya da ikisi birden. Hayır, istediğini düşünmekte özgürüm. Ama yanılıyorum. Onun güçleri var. Teşekkür ederim. Diğer tarafla iletişim kurabiliyorum. Kendi gözlerimle gördüm. Seni ölmüş biriyle konuşturdu, öyle mi? Evet. Bir zamanlar sevdiğin ve hala çok özlediğin biri. Evet. Gücünün gerçek olmasını istedin ve öyle de oldu. Hayır. Haklı olduğundan çok eminsin. Bilim de her şeyi bilemez. Beş yüz yıl önce radyo sihirli alet gibiydi. Kesinlikle. Şimdi ise diğer tarafla iletişim kurmak tamamen normal olabilir. Diğer tarafla. Baban bir futbol antrenörü değil mi? Nasıl bildiniz? Tüm tavırlarından belli oluyor zaten. Demek istediğim, baban daima hayatın futbola benzediğini söyler miydi? Son düdük çaldığında maç sona erer. Biter. Dahası yok. Öbür dünya yoktur. Hepsi budur. İstakoz, ekmek ve deniz hikayeleri. Ve sonra bir içlik. Zavallı, hüzünlü adam. Tanrı'nın cenneti gerçek bir yerdir. Tamam. Bu gece Rigsby senden odasına gelmeni istediğinde... Efendim? Biliyorum, onu çok sert reddetmeyi düşünüyorsun. İşin ilk haftasında ağırlığını belli etmelisin. Eğlenceden uzak duracaksın. Ama neden olmasın? Rigsby yatakta çok iyidir. Sert ama adildir. Doğru mu? Tanrı'nın cenneti gerçek bir yerdir, Bay Jane. Sizin de ölümlü bir ruhunuz var. Umarım yaralıyorsunuzdur. Görüşürüz. Görüşürüz. Ekibe hoş geldiniz, Ajan Feld. Teşekkür ederim, Ajan Rigsby. Merhabalar, eski dostum. Hep iyi olmuştu. Umarım iyisindir. Ben mutluluktan uçuyorum. Şu anda 12 yaşım var. Yakında 13. evde kur yapmaya başlayacağım. Neden beni yakalayamıyorsun? Kendini çok aciz, aptal ve acınası hissediyor olabilirsin. Her neyse. Sevgilerimle, Kırmızı John. Bu bana gerçekmiş gibi geldi. Yine de kırmızı John. Kırmızı John değil. Kırmızı John sırf beni kızdırmak için yakalanma riskini göze almaz. Yani gerçek katil bizi şaşırtmaya mı çalışıyor? Joe Price Randolph'ın yarım saat önce nerede olduğunu öğren. Rigsby, sen de otelin güvenlik kameralarını kontrol et. Kasetleri adli tıbba götür. Sen iyi misin? Kesinlikle. Biraz uyumalısın. 24 saat açık. Uyuyamadın, öyle değil mi? Dr. Wagner'dan bir randevu almak istiyorum. Lütfen, bu acildir. Jane, Patrick Jane. Tabi beklerim. Adli tıbtakiler bir şey bulmuş olabilir. Zarfın içindeki kumaşta bulunan kan, Alison Randolph'a ait. Ama bir de saç bulmuşlar. Ne kadının ne de tenon. Bilin bakalım kiminmiş? Bu senin tek. İnanılmaz değil mi? İlim işte. Bu delilik. Bana... O ve Alison sevgililermiş. Bunu neden yapsın? Bence bir mediumsunuz. Ama söylemeye korkuyorsunuz. Evet. Diyemiyorsunuz. Çünkü bir doktora gitmeden iyi hatları alamıyorum. Konuşmayı da sevmiyorsunuz. Onlar her zaman için ortamdaki en zeki insan olmayı severler değil mi? Oysaki o benim. Bu aşikar. İç benliğinizi şiddetle koruyorsunuz. Bunun... Nedeni nedir sizce? Aynen tahmin ettiğim gibi oluyor. Bana annemi de soracak mısınız? Siz annenizi sormamı mı istiyorsunuz? Sadece uyumak istiyorum. Uykunuzu kaçıran nedir? Adı nedir? Kırmızı John. Evet, Kırmızı John. En az sekiz kadın öldürdü. Bizim bildiklerimiz bunlar. Bu adamın kim olduğunu hissedebilecek miyim diye polis yeteneğimle onunla iletişim kurmamı istedi. Bunu tam olarak nasıl yapıyorsun? Nasıl iletişim kuruyorsun? Davis, gerçek şeytani kötülük ateş gibi yanıyor. Ve bu ateş, korkunç, karanlık bir ateş gibidir. Kendimi o alevlerin içine bakmaya zorluyorum. Kötülüğü yapan şeyin görüntüsünü görüyorum. Bu davada, o Kırmızı John. O çirkin, zorunlu, küçük bir adam. Yalnız bir ruh. Ve üzgün, övülü Bay Jane. Medyada yerden yere vurulan, yalancı bir solucan yerine gerçek bir mediumsan, güzel karınıza ve çocuğunuza ne yaptığımı görmek için kapıyı açmaya gerek duymazsın sana. Bay Jane, muzu kaçıran nedir? Çocukken bir çiftliğimiz vardı. Tembel bir çocuktum. İşlerimi hep kardeşim Jimmy'ye yaptırmaya çalıştırdım. Bunları keserse, ona bir dolar vereceğimi söyledim. Hele bacağındaki atar damarı kesti, kan kaybediyordu. Benim işlerimi yapardı. Biliyor musunuz? Bu neredeyse Johnny Cash'in başına gelenlerin aynı sayıdı. Gerçekten mi? Ben Endalf'e iyi ki bu. Zırvalığı kes. Kardeşim hiçbir şey yapmadı. Benim üstüme gelecek cesaretiniz yok diye aileme saldırıyorsunuz. Adiler. Price, ne karar vermiştik? Ben Endalf'e, min olun sizi eziyet etmek istemiyoruz. Biz Adiler, kardeşinizi gözaltına aldık. Çünkü onu doğrudan suça bağlayan somut cinayet sebebi var. Kendi ifadesine göre de, siz ortalıkta yokken, karınız da sizin yatağınızda yatıyormuş. Tek ve eylesin mi? İfadesi böyleydi. Devamındaysa, yalasını sizin öldürdünüz ve onu suçlamaya çalıştığınızı söyledi. Ne dedin? Ne? Hey! Fişek! Fişek! Fişek gibi davrandın! Ne bekliyordun ki ha? Ne bekliyordun ki? Kardeşimin karıma yapmasını beklemiyordum. Seni alçak! ...mü uydurmaydı. Gerçekten acı çektiğiniz belli. Neden gerçekleri anlatmıyorsunuz? Gerçekler bana ait. Geçen gün, Tenen hakkında konuşurken, size günlüğü var mı diye sormuştum ve siz de var demiştiniz. Fakat eşyaları arasında bir günlük bulunamadı. Hayır. Affedersiniz, ne? Hayır, yanlış anlamışsınız. Bir günlüğü olduğunu pek sanmıyorum. Tuhaf. Halde bunu başka birinden duymuş olmalıyım. Ya da aklımı kaçırıyor. Fakat Tenen'in bir günlük tuttuğunu duyduğumu kesinlikle hatırlıyorum. Gerçekten tuhaf ama günlük tutmasının ne önemi var? Haklısınız, önemi yok. Sadece düşünüyorum da... Neden sihirbazların asistanları hep güzel kızlar olur? Neden? İlgi çekecekleri kesindir de ondan. İnsanlar hilenin nasıl yapıldığını görmek isteseler de, asıl bakmaları gereken yer yerine uzunca bir süre o güzel kıza bakarlar. Her neyse, yarın buraya adli tıp uzmanlarıyla gelip şu günlük için muayenehanesini aratacağım. Muayenehanesi aranmamış mıydı? İlk seferinde üstün körü arandı. Bir daha arayalım. Uğur getir. Orada bir yerde olmalı. Her şey için sağ olun doktor. İyi geceler. İyi geceler. Bir şey mi kaybettiniz? İçeri nasıl girdiniz? Kapı açıktı. Galiba telefonumuz var. Ama ofisinizde unutmuşum. Kapı açık değildi. Öyle olmalı. Çünkü girdim. Ne yapıyorsunuz? İtiraf etmeliyim ki dedektiflik oynamı arzuma karşı koyamadım. Ben günlüğü arıyordum. Kendimi kaybetmişim. Öyle görünüyor. Hayır yok. Kayıp şeyleri bulmakta ustayımdır. Önden buyurun. Ne kadar salağım. Tekrar hoşçakalın. Dur. Şakacısın. Para olabileceğini biliyordum ama emin olmak zorundaydım. Benden nasıl şüphelendin? Ben yaptım demiyorum sadece. Soruyorum bunu. İlk tanıştığımızda kırmızı John'un kim olduğunu bilmediğini söyledin. Ama suç psikolojisi ile ilgili kitaplarınız var ve işlerinde ondan çok söz ediliyor. Randalf'ların aile doktoruydunuz. Bu yüzden Dagon saçını kolaylıkla alabilirdin. Ve bir doktor olarak istersen bir insanı kolaylıkla öldürebilirsin. Senin olduğun belli. Ve kanıt yok. Sadece tahmin bunlar. Biliyorum. Sadece bildiğimden emin olmak istedim. Çok şaşırdım. Dürüst olmak zorundayım. Pek kötü birine benzemiyorsun. Ama öylesin. Mektup yüzünden çok kızgınsın. Evet biraz haince olduğu doğru. Bilgin olsun ailen için üzgünüm. Çok üzgünüm. Sadece acını tahmin edebilirim ama kötü. Biri değilim. Vicdanım çok rahat. Sahi mi? Şu anda Afrika'da 3000'den fazla güzel çocuk hayatta. Ölmüş olmaları gerekirdi ama benim sayemde hala hayattalar. Tenen beni mahvedip bir hiç uğruna onca çabayı yok edecekti. Ne yüzünden? Para yüzünden. Hırsızlık. Buna zimmete geçirme diyordu. Kendini beğenmiş salak. Hesap ortada. Ben hapse girersem binlerce çocuk ölür. Ben de... Ben de Tenen'i öldürmek gibi mantıklı bir karar aldım. Daha büyük bir amaç uğruna. Ya Allison? Onun hatası neydi? Söylediğin gibi. O da sihirbazın asistanıydı. Dikkati dağıtıyordu. Sadece Tenen ölseydi polisler burayı alt üst ederdi. Gerçekten bir yerine iki kişinin ölmesi onca insanın ölmesinden daha mı kötü? Zavallı hazin adam. Artık tutuklusun. Şu an sana bir silah doğrultuyorum görüyorsun. Bu kadar hazırlık yapmışken bana dolu bir silah doğrultmana izin vereceğimi…